Kahve Kültürü
Avrupa.jpg
Avustralya.jpg
Afrika - Copy.png
Amerika Güney.jpg
Amerika.png
Asya.jpg

Avrupa-İngiltere

 

 

İngiltere'nin Kahve ile Tanışması...

 

Ada ülkesinde kahvenin tarihi diğer Avrupa ülkelerine karşın daha değişik. ilk tanışması çok etkin ama çok kısa olmuştur. Evlerde fazla içilmedi. İngilizler kahveyi evde kavurup, öğütüp demleme sürecini çok karmaşık buluyorlardı. Buna rağmen kahve ithal eden ilk ülkelerden biridir İngiltere. Sömürgeleri sayesinde tanıştıkları çay kültürü de kanlarına işlemişti.

 

John Evelyn 1637 yılında tutuğu günlükte karşımıza ilk güvenilir bilgiler çıkyor. Buna göre; bir mülteci türkün Oxford Üniversitesinde kahve demlemesi ile tanıştı İngiltere kahve ile. Kafeinin etkisinin farkına varan öğrenciler geceleri uzun ders çalışabilmelerini sağlayan içeceği çabuk kabullendiler ve hatta günümüzde Royal Scoiety diye anılan kulüp ilk olarak Oxford Coffee Club olarak açılır. 1650'de Jacop adında bir Yahudi ilk Cafeyi açar. The Angel adındaki bu cafe kısa sürede ikinci dükkanını açtı. St. Michael's Alley'de yunan Pasqua Rosee Londra'nın 3. cafesini açar... Bundan sonra da arka arkaya Cafeler açılmaya 1675'lere kadar devam etti. O kadar popüler olmuşlardı ki herkes boş vakitlerini bu cafelerde geçiriyordu. İlgi o kadar yoğundu ki giriş ücreti (1 Penny) bile alan cafeler vardı. Bu yüzden Penny University diye adlandırılan bu cafelerde günlük haberler ve bilgiler vb. paylaşılıyordu. 1663'de Kraliyet ailesi cafe açmak için ruhsat vermeye başladı ve kazanç vergisi istemeye başladı. Karel II 1675 de cafeleri politik nedenlerden dolayı yasakladı. Çok Kısa bir süre sonra bu yasak kaldırıldı. 1700'lü yıllarda cafelerde alkolün satılması ve oraya daha çok içmeye gelenlerden dolayı ve kütüphanelerin açılması ile entelektüeller bu cafelerde fazla zaman geçirmemeye başladı. 1715 yılında Londra 2000'i aşkın cafeye ulaşır. 1757'de The British East India Trading Company Kahve ticaretinde pes eder ve kahve ticareti Hollandalıların ve Fransızların eline kalır. İngiltere'nin içeceği bundan sonra çay olur. 5 o'clock Tea Time olarak literatürlere geçer.

 

1900'lü yıllarda popülaritesi alkol satmayan cafelerin açılması ile tekrar geri geldi. Tabiki asyadan getirdikleri çaylarında İngilizlerin milli içeceği olarak yer aldı. 20. yüzyılın başında arka arkaya açılan (Cafe Royal gibi) bir Cafe topluluğu oluşmasına neden olur. Bazı Cafelere kıyafeti uygun olmayanlar alınmazdı. 1950'lerde Moka Bar, Act One Scene One, The Two I's, Heaven and Hell ve The Macabre genç nüfusun zaman geçirdikleri cafeler olur. Bu cafeler 60'lı 70'li yılların müzisyenleri yetiştirir. Kısa süre sonra internetin hayatımıza girmesi ile cafeler internet cafelere dönüşür 1990'larda ise Specialty Coffee endüstrisi doğar ve Single Orijin kahve çeşitleri ile kahve kültürüne yeni bir yön verir.

 

İngiltere'de Kahve kültürü

Kraliyet ailesinin ve hükümetin bir çok kez kahve kültürünü çeşitli yollar ile baltalamasına rağmen özellikle Londra'nın dönüşü muhteşem olur.

 

SCAE'ın (Specialty Coffee Association) merkezi Londra'dadır. Avrupa Specialty Coffee endüstrisinin kalbi burada atar diye tanımlansa, abartılmış olmaz. Londra Kahve festivalinin biletleri günler önce tükenir. Girişte uzun kuyruklar oluşur. 3. dalga kahve dükkanları ise günün her saati doludur. İngiltere'de 2012 yılı itibari yapılan bir araştırmada ekonomik kriz nedeni ile her sektörden iflas eden bir sürü şirket olmasına rağmen, kahve sektörü her geçen gün gelişmekte ve yeni dükkanlar katılmakta. Londralılar ulusal ve uluslar arası kahve zincirleri yerine özgün kahve dükkanlarını tercih ediyorlar ve sahip çıkıyorlar. Gerçekten gezilmesi, görülmesi gereken bir çok 3. dalga kahve dükkanları bulunmaktadır.

İngiltere/ Büyük Britanya:

Eggnog Latte: İngiltere orijin bir kahve çeşididir. 1 Shot espresso, süt ve çiğ yumurta karışımı ile hazırlanır. Özellikle Sonbahar/ Kış sezonununda içilir. Muskat cevizi kahvenin üzerine rendelenerek servis edilir.