Nitelikli Kahve

 

Dünyada petrolden sonra en çok ticareti yapılan ikinci ürün veya en çok ticareti yapılan gıda ürünü olarak birçok yerde bu bilgiyi görebiliyoruz. Kimileri bu bilginin doğru olmadığını, hatta ilk beşe dahi giremediğini savunmaktadır. Kimilerine göre ise sudan sonra en çok içilen içecek olduğu savunulmaktadır.

 

Her şeye rağmen kahve hayatımıza girdiğinden beri ticaret dünyasında önemli bir yer almıştır. Dünya çapında 1,6 milyar günlük fincan tüketiliyor. Bu konuda İskandinav ülkeleri en üst de yer alıyor. Üçüncü Dünya ülkelerinin birçoğunun geliri kahve üzerinden sağlanırken, bir bilgiye göre, içilen her fincan kahvenin ortalama olarak sadece 1 dolar centi çiftçiye gitmektedir. 

 

Kahve Ticaretinin Tarihi

İlk kahve ticaretinin 1500'lü yılların sonunda Yemen’den İstanbul'a yapıldığı tahmin edilmektedir. Avrupalı gezginlerin bu yeni içecekten bahsetmeleri ile Avrupa’da çabuk ün saldı. Zamanın en önemli tüccarları olan Venedikli tüccarlar 1600'lü yılların başında Yemen’in Moka Limanından Avrupa’ya ilk kahve ticaretini gerçekleştirmiştir. Dünya kahve tekeli 1600’lü yılların sonuna kadar Arapların elinde kalmıştır. Ellerinde bulunan bu gücün kimseyle paylaşmamak için kahve çekirdekleri kaynatılarak veya kurutularak satılmaktaydı. Kahve çiftliklerine kimseyi yaklaştırmamaktaydılar. Zamanın en iyi ticari gemilerine sahip olan Hollandalı Tüccarlar en nihayet bir kahve fidanına ulaşırlar ve Endonezya'nın Java adasına ilk kahve plantasyonlarını kurmak üzere dikerler. 1706 yılında ilk kahve hasadından elde edilen kahve çekirdekleri Avrupa’ya varır. 1714 yılında Amsterdam Belediye Başkanının, Fransız Kralına bir kahve fidanı hediye etmesi ile Fransızlarda kahve tekelinden pay almak için büyük bir şans elde eder.

 

Yarım asır sonra ise İspanyollar, Portekizliler ve İngilizler kahve fidanı elde edip, kahveyi sömürgelerine götürmesi ile ticareti yayılır. Zamanın en önemli ticari ürünüdür. O zamanlar kahvenin Avrupa'ya ne zaman ulaşacağı belirsiz iken, fiyatını da geminin kaptanı belirlerdi. 1860'lı yıllara kadar ticareti bu şekilde yapıldı. Teknolojinin ilerlemesi, telgrafın icadı ile teslimat tarihi ve gelen kahvenin miktarı takip edilir hale geldi. New York ve Le Havre resmi kahve borsası kurulması ile yeni bir sektör oluştu ve açık artıma ile ticareti yapılmaya başlandı. 1962’de kahve üretici ülkeleri ile kahve ithalatçı ülkeler arasında, kahve fiyatlarındaki dalgalanmayı sabitlemek amacı ile kota sistemi/ anlaşması International Coffee Agreement imzalandı.

 

Günümüzde Kahve Ticareti

Günümüzde ticari kahve piyasası genelde pound/ lb ağrılık birimi ve dolar ($) üzerinden işlem görmektedir. Kahvenin fiyatı New York Stock Exchange tarafından belirlenmektedir. Bu belirlenen fiyata C-Price denir. Ticari kahve ticaretinde kahveye biçilen asgari fiyatı tanımlayan terimdir. C-Price=$/lb. Bu fiyat ticari kahve için geçerli bir fiyattır. Uzun süre çeşitli krizlerden dolayı düşen kahve fiyatları, milenyum ile beraber yükselişe geçti ve 2010’da 1lb ilk defa 3 doların üzerinde yer aldı. Kahve ticareti aynı zamanda çuval/ torba başına yapılmaktadır. 1 çuval/ torba 60kg/ 132lb (Afrika, Endonezya ve Brezilya orijin) ya da 69kg/ 152lb’dir (Orta Amerika orijin). Günümüzde makro ticaret 1 Container/ 300 çuval olarakta yapılmaktadır.

 

Specialty coffee/ Nitelikli kahve, bu fiyattın üzerinde bir meblağdır, orijinine, kalitesine, ebadına, türüne vb. özeliklerine göre belirlenir

 

Fiyatlar genelde çiftçilerin giderlerine göre oluşmamaktadır. Bu da çiftçileri genelde zor durumda bırakmaktadır. Özellikle küresel ısınma, kahve ağacı hastalıkları ve doğal etkenlerden dolayı gördükleri hasar onları geçekten açlık sınırında yaşamasına neden olur. Bunu engellemek için çeşitli organizasyonlar, korporatifler bulunmaktadır.

Örnek olarak Fair Trade, Organic Trade assocation, Rainforet Alliance gibi. Tabi bu organizasyonların gerçekçi olmadığına dair tartışmalar bulunmaktadır. Adil ticaretin birçok sektörde olduğu gibi kahve sektöründe önemi vardır. İleride, yaşayabilecekleri paraları kazanmamaları sonucu kahve çiftçiliğini bırakması ile dünyada kahve üretiminin azalması ile bu keyif aldığımız ürünün fiyatının yükselmesine sebep olabiliriz.

 

Fair Trade

Tam olarak nasıl çalıştığı konusunda kafa karıştırsa da, vicdanı rahat bir şekilde kahve ithalatı yapmak isteyenlere yardımcı olmaktadır. Kimileri bu organizasyonun amacına hizmet etmediğini veya amacından çok uzakta olduğunu ve Fair Trade sertifikasına herkesin sahip olabileceğini düşünmektedir.

Fair Trade organizasyonu, daha sabit bir fiyat garantisi vermektedir ya da Pazar fiyatı, Fair Trade taban fiyatı üzerine çıkacak olursa, C-Price üzerine en az $0,05/lb daha fazla bir fiyat belirlemektedir.

Fair Trade modeli sadece üretici korporatifleri ile çalışılma prensibi üzerine kurulmuştur. Ya da Single Estate sertifikası sunamayan kahve üreticileriyle. Buradaki en büyük eleştiri kahvenin izlenebilirliğinin yok olması ve korporatifte tüm kahve üreticilerinin kahveleri birbirleri ile harmanlanmasıdır. Diğer bir eleştiri Fair Trade ile paranın çiftçiye gittiği ispatı olmaması. Nitelikli Kahve sektörünü bu konuda üreticilerin daha kaliteli kahve üretmeleri için herhangi bir özendirici olmadığından dolayı birçoğu kahveyi daha farklı bir şekilde ihracat etmeye yönelmiştir.

Örnek olarak;

 

  • Relationship Coffee: Üretici ile Roaster arasında, bir üçüncü kişi ile ticareti yapılan kahveye denir.

  • Direct Trade: Roasterların direk çiftçi ile aracı olmadan yapılan ticaret. Bunun dezavantajı çiftçini uzun yıllar ticaret garantisi olmaması, ithalatçı ve ihracatçıların para kazanamamasıdır.

  • Fairly Traded: Herhangi bir sertifika söz konusu değildir. Ticaret daha izlenebilirdir ve bundan dolayı etiktir. Orijini izlenebilir olduğu gibi yöresi, çiftliği hatta çiftçinin adı, ödenen fiyatlar vb. bilgiler şeffaf bir şekilde bilmek isteyen ile paylaşılır.

Bu tür ticaretin de güzel yanları vardır. Aradaki arabulucuları ortadan kaldırıp kahve için ödenen bedeli direk çiftçiye ödemek gibi...

 

Açık Artırma

Son yıllarda internet üzerinden açık artırma ile kahve ticaretinde büyüme gözlenmiştir. Örnek olarak Cup of Excellence kahve üreticileri yarışması. Jüriler ve kahve tadımcıları tarafından test edilip puanlama ile kahve üreticileri yetiştirdikleri kahveler yarışmaktadır. Sadece dereceye giren kahveler internet üzerinden yapılan açık artırma ile satışa sunulur. Ödenen fiyatlar ise şeffaf bir şekilde internet üzerinden izlenebilir.

İzlenebilirlik

Kahve alırken aldığımız kahvenin, ne olduğunu bilmemiz genelde zordur. Nerden geldiği, türü, hasat tekniği, işleme tekniği, hasat tarihi, nasıl bir ticaret ile satın alındığı vesaire. Kısaca bu bilgileri kahvenin kimliği olarak nitelendirebiliriz. Nitelikli Kahve sektörü bu bilgileri şeffaf bir şekilde tüketicilerle paylaşmaktadırlar. Bu Nitelikli Kahve sektörünün olmazsa olmazıdır. Orijininden tutun, çiftliğe hatta çiftçinin adına kadar kahve hakkında her türlü bilgi tüketici ile paylaşılmalıdır. Daha kaliteli ve iyi bir fincan için tüketiciye düşen görev, kahveyi sadece nitelikli kahve mekanlarından temin etmektir. Eğer bu bilgiler şeffaf bir şekilde tüketicilere sunulmuyorsa, satıcıya da bu konu hakkında bilgi edinmek istediğinizi söyleyiniz. Tüketeceğiniz kahve hakkında şeffaf bilgiye sahip olmanız, tüketicinin hakkıdır.